Bizi Tanıyın
Dr. Pakize İ. Tarzi, daha Avrupa da bile tam konuşulmazken enfeksiyon kontrolü, ev ortamında hasta bakımı gibi kavramları ortaya atmış ve mevcut hastanelerde bunları bulamayınca kendisi bu kavramları yaşatabileceği bir hastane açma kararı almıştır. Dr. Pakize Tarzi Hastanesi, Vali Dr. Lütfi Kırdar ve zamanın ileri gelenlerinin katılımıyla 21 Temmuz 1949’da, Şişli’deki ilk binasında açılmıştır. Yıllarca ülkemizin önde gelen kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarına ve onların çok değerli hastalarına hizmet vermiştir. Hastane, 1967 yılında, şu anda hizmet verdiği Nişantaşı’ndaki yerine taşınmıştır. Dr. Pakize İ. Tarzi’nin her ayrıntısıyla bizzat ilgilendiği hastanede; verilen kaliteli, güvenli, sıcak ve özgün hizmet örnek teşkil etmiş ve zaman içerisinde diğer branş doktorları ve hastalarından da yoğun talepler gelmiştir. Bunun üzerine Genel Cerrahi, Plastik ve Rekonstruktif Cerrahi, Üroloji, KBB, Göz Hastalıkları ve Tüp Bebek dallarında da hizmet verilmeye başlanmıştır.
Dr. Pakize İ. Tarzi’nin vefatından sonra ailesi, onun yarattığı; tıbbi hizmette yüksek kalite, hasta güvenliği ve insancıl yaklaşıma dayalı ekolü yaşatmak ve Türk tıbbına hizmeti devam ettirebilmek için hastaneyi yenilemeye karar verdiler. Bu amaçla 2006 yılında eski hastane yıkıldı ve yenisinin yapımına başlandı.
60 yıllık bir geçmişe sahip olan hastanemiz, 5000 m2 kapalı alana sahip, en yüksek teknoloji ile donatılmış yeni binasında Eylül 2008 tarihinde hizmete girecektir.
DR. PAKİZE İ. TARZİ’NİN “ANILAR” KİTABINDAN HASTANEMİZİN KURULUŞ ÖYKÜSÜ
“ ... Bir başka eksiklik daha hissediyordum. Üniversiteden uzaktaydım; toplu çalışmalara özlem duyuyordum. Yıllar süren uğraşılardan sonra hamile kalabilmiş bir hastaya, özel kliniklerden birinde doğum yaptırmıştım. Bebek ağır bir sarılığa yakalandı. Klinikte bir çocuk doktoru olup olmadığını sordum; ‘yok’ dediler. İşte o sırada, lohusanın yanı başındaki odada kraşe çıkaran tüberkülozlu bir hastanın yattığını, aynı hemşirenin –elini bile yıkamaya vakit bulamadan – o kattaki bütün hastalarla ilgilendiğini, hatta bebeği kucağına aldığını gördüm. Bu gözlemden sonra, İstanbul’da bir kadın-doğum kliniğine ihtiyaç bulunduğuna karar verdim. Temiz bir özel klinik. Düşündükçe, bunun gerçekten büyük bir ihtiyaç olduğunun anlıyor ve ‘mutlaka gerçekleştirmeliyim’ diyordum...”
Ve Pakize İ. Tarzi Kliniği Açılıyor...
“... Klinikte bir ev havası olmasına çok dikkat ettim. Odalarda mavi ve pembe renkler hakimdi. Vazolar, yemek takımları pırıl pırıl gümüştendi. Doktor ve hemşire kadrosu özenle seçilmişti…”
“... İstanbul Üniversitesi’nin “ilk bayan kadın-doğum mütehassısı”, İstanbul’da “ilk özel kadın-doğum kliniği”ni açıyordu. 21 Temmuz 1949 günü saat 15.00’te düzenlenen açılış töreni çok parlak oldu. Törene gazeteciler, ileri gelen il yöneticileri, garnizon komutanı, hekim arkadaşlar, dostlar katıldılar. Kurdeleyi vali ve belediye başkanı Dr. Lütfü Kırdar’ın eşi kesti…”
“... Şimdi sıra, ilk doğumun gerçekleştirilmesindeydi. İlk kez kim başvuracak diye, beklemeye başladık. İlk bebeğin annesine bir altın saat, babasına bir altın kalem armağan edecektim. Çok geçmeden Amerika’dan yeni dönmüş olan genç bir mühendisle güzel eşi başvurdular. Soyadlarını hiç unutmadım. Sabuncu idi. Doğum kolayca gerçekleştirildi, bir bayram havası esti…”
“... Zamanla İstanbul Üniversitesi kadın-doğum kliniklerinin profesör ve doçentleri, doğumlarını benim kliniğimde yaptırmaya başladılar...”